|
Türkler, çeçenlerin yanındadır!
Maşadov'un Ateşkes Çağrısı
25 Nisan 2000
Maşadov'un ateşkes çağrısından önce Rusya Dışişleri bakanı Igor Ivanov, Çeçenistan meselesinin siyasi bir çözüme kavuşturulması için bazı Çeçen ileri gelenleriyle doğrudan görüşmeler yapıldığını dile getirmişti. Hatta Ivanov bu görüşmelerden bazı olumlu neticeler elde ettiklerini ve bunların yakın bir gelecekte ortaya çıkacağını da söylemişti. Ivanov açıklamalarında Rusya'nın gerekirse birilerinin aracılık etmesine de razı olabileceğini ima etmişti. Gerçi burada kastedilen Çeçen ileri gelenlerinin direnenleri temsil edenler mi yoksa Rusya'nın kendine kukla olarak iş başına geçirmek istedikleri kimseler mi olduğu net değildi ve ikinci gruptan olmaları ihtimali kuvvetliydi. Çünkü bazı Rus kaynaklarının verdiği bilgiler bu ihtimali destekleyen nitelikteydi. Fakat Maşadov ateşkes çağrısı yapınca Rusya hainlik yaparak saldırgan tutumunu sürdürmekte ısrarlı olduğunu ifade etti ve Aslan Maşadov'un da isyan çıkarmaktan dolayı suçlu olduğunu dolayısıyla isterse Rus güçlerine teslim olarak pişmanlık yasasından yararlanabileceğini iddia etti. Rusya bu tutumuyla Çeçenistan'da güçlü tarafın kendisi olduğu Çeçen güçlerin ise köşeye sıkıştıklarından dolayı ateşkes çağrısı yaptıkları intibaı vermek istiyordu. Oysa Çeçen yönetiminin bu çağrıyı yapmaktaki birinci amacı oldukça zor şartlarda hayatlarını sürdürmek zorunda olan mültecilerin sorunlarını çözmek ve onların yeniden yurtlarına dönmelerinin yollarını araştırmaktı. Yoksa bu çağrı Çeçen tarafının Rus güçlerine teslim olması ve bağımsızlık davasından taviz vermesi anlamına gelmiyordu.
İşin gerçeğinde Rusya, Çeçenistan cephesinde bir hayli sıkışmış durumdadır. Askerleri moral yönünden günden güne yıpranıyorlar. Ivanov'un yukarıda sözünü ettiğimiz açıklamalarını yapmasından önce Rus askerleri Çeçen mücahitler tarafından birkaç yerde tuzağa düşürüldüler ve bu olaylarda Rus işgal güçleri önemli sayıda kayıp verdiler. Bu kayıplar Rus askerlerinin morallerinin sıfıra düşmesine sebep olmuştu. Moskova yönetiminin Çeçen tarafına yanaşma ve meseleyi siyasi yönden çözüme kavuşturma girişimlerinde bulunma ihtiyacı duymasının birinci sebebi de buydu. Aslan Maşadov da Rusya'nın bu ihtiyacını, yurtlarından çıkarılarak muhtelif beldelere savrulan, gittikleri yerlerde perişan halde bırakılan kendi insanlarının sorunlarını çözme amacıyla değerlendirmek istedi. Ama Moskova yönetimi hainlik ederek Maşadov'un girişimini onun aleyhine kullanma yoluna gitti ve saldırgan tutumunu değiştirmeyeceği mesajını verdi.
Ama Rusya'nın bu hainliği ona çok fazla bir şey kazandırmayacaktır. Çünkü Rus askerlerindeki moral yıpranmışlık devam ediyor. Hazırlanan raporlara göre askerler çoğu zaman komutanlarının emirlerini yerine getirmiyorlar. Bazıları silahlarını mücahitlere satıyorlar.
Çeçenistan devlet başkanı Aslan Maşadov bir Alman radyosuna yaptığı açıklamada, emrinde direnişi devam ettirmekte kararlı ve her türlü fedakarlığa hazır 23 bin mücahidin olduğunu dile getirdi. Fakat kendisinin kan akmasını durdurmak ve herhangi bir ön şart ileri sürülmeden karşılıklı görüşmeler başlatılmasını sağlamak için ateşkes teklifinde bulunduğunu ifade etti.
Öte yandan komutan Şamil Basayev de yaptığı açıklamada kendilerinin Rusya'ya ağır bir darbe vuracak morale ve güce sahip olduklarını söyledi. Basayev, Batı'yı meselenin barış yoluyla çözüme kavuşturulması için çaba sarf etmeye çağırdı ama bu arada bölgede Rus işgal güçlerinin varlığını sürdürmeleri durumunda kendilerinin herhangi bir görüşme başlatmayacaklarına dikkat çekti.
Moskova tarafı ise Maşadov'un ateşkes çağrısını farklı şekillerde değerlendirdi. Bazıları bunu kendi hesaplarına istismar etmek istediler. Bunlardan biri Rusya Genelkurmay başkanı birinci yardımcısıydı. Bu kişi Maşadov'un sonunun ne olacağını tahmin ettiğinden dolayı böyle bir çağrı yaptığını iddia etti. Inguşetya Cumhuriyeti cumhurbaşkanı ise Moskova yönetimini olumlu bir adım atmaya çağırdı.
Moskova yönetimi Çeçenistan'da kendisinin kuklası gibi çalışacak federal bir yönetim oluşturmayı hedefliyor ve bu sıralarda yoğun bir şekilde bu yöndeki planlarının üzerinde duruyor. Moskova yönetimi bunu 1994'teki bağımsızlık savaşı öncesinde de yapmıştı. Ancak bu ülkedeki bağımsızlık ve hürriyet ateşinin yükselmesi sebebiyle söz konusu kukla hükümet pek fazla tutunamamıştı. Müslüman Çeçen halkının özgürlük ateşi devam ettiği sürece de Moskova'nın kuklalığını yapacak bir yönetim hiçbir şekilde Çeçenistan'da tutunamayacaktır. Rusya eğer saldırgan tutumunu sürdürürse mücahitler de onun işgal güçlerine karşı meşru mücadelelerini devam ettireceklerdir. Rus işgal güçlerindeki yıpranma ise günden güne artacağından bundan sonra kuvvetli bir ihtimalle ibre Moskova yönetiminin aleyhine dönecektir.
|