Çeçenistan'da bağımsızlık yanlısı kadronun işbaşına gelmesi uzun zamandan beridir Rusya yönetimini rahatsız ediyordu. Rusya bu kadroyu yönetimden uzaklaştırabilmek ve kendi çıkarlarına hizmet edecek bir kadroyu iş başına getirebilmek için önce Çeçenistan içinden uzaktan kumandalı bir muhalefet ortaya çıkardı. Ama Çeçen halkı bu oyunu yutmadı ve Rusya'nın çıkarlarını korumak amacıyla ortaya çıkarılan bu muhalefete prim vermedi. Rusya yönetimi daha sonra silah ve para temin ederek Çeçenistan içinde ortaya çıkardığı muhalefeti güçlendirmek istedi. Ancak silah ve para halk desteğine sahip olamayan muhalif güçlerin çok fazla işlerine yaramadı. Çünkü insan ve iman gücü silah ve paradan önce geliyordu. Dolayısıyla bağımsızlık davasına imanla sarılan ve aynı zamanda halk desteğine sahip olan yönetim karşısında ilerleme kaydedemediler.
Rusya bu kez Çeçenistan'a el altından asker göndererek muhaliflerin yanında savaştırmak istedi. Rusya bu askerleri Çeçenistan muhalefetine bağlı milisler olarak göstererek olayı sadece Çeçenistan'ın kendi iç kavgası gibi göstermeye çalıştı. Bir yandan da iç savaşa son verilmesi için ültimatomlar vererek siyâsi manevralar yapmak istedi. Ama Rus askerlerin yönetime bağlı birlikler tarafından esir edilmesi üzerine bu oyunun da foyası ortaya çıktı.
Rusya, Çeçenistan'daki bağımsızlık mücadelesini bastırabilmek için zaman zaman başkent Grozni'ye hava saldırıları da düzenledi. Rusya, kendisini Çeçenistan'daki kavganın dışında gösterebilmek için bombardımanın kendi uçakları tarafından yapıldığı yolundaki açıklamaları önce reddetti ancak daha sonra kabullenmek zorunda kaldı. Gelişmeler de zaten Rusya'nın Çeçenistan'daki iç savaşın fiilen içinde olduğunu açıkça ortaya koydu. Rus askerleri Aralık 1994 başlarında Çeçenistan'ın dış dünyayla ilişkisini kesebilmek için giriş kapılarını kontrol altına aldılar. Ardından 4 bin Rus askeri Çeçen Cumhuriyeti'ne ait Nattereçni şehrini işgal etti. Rusya, Çeçenistan cumhurbaşkanı Cehar Dudayev'e bağlı birliklerin esir ettiği askerlerin 48 saat içinde serbest bırakılması için ültimatom verdi. Dudayev yönetimi ise bu esirleri serbest bırakmak için Rusya'nın bunların kendi askerleri olduğunu kabul etmesini şart koştu. Esirler meselesi ültimatomla çözülemeyince karşılıklı görüşmeler yoluna gidildi. Ancak Rusya Savunma bakanı Pavel Graçov'la Çeçenistan cumhurbaşkanı Dudayev arasında gerçekleştirilen görüşmelerde sağlanan olumlu gelişmelere rağmen Rusya Grozni'yi ikinci kez havadan bombaladı. Arkasından Rusya'da Çeçenistan'a askeri müdahale konusu gündeme geldi ve 11 Aralık 1994 sabahı Rus birlikleri Çeçenistan topraklarına girdi. Fakat Çeçenler, Ruslara hemen teslim olmadılar ve vatanlarını korumakta kararlı olduklarını gösterdiler. Afganistan ve Tacikistan tecrübesi de Rusya'yı Çeçenistan'da biraz temkinli hareket etmeye zorladı. Bu yazıların yazıldığı sıralarda Rusya devlet başkanı Boris Yeltsin'in teklif ettiği barış görüşmeleri konusu gündemdeydi. Yazıyı hazırlamadan önce aldığımız son haberlere göre Çeçenistan cumhurbaşkanı Dudayev, Rus birliklerinin çekilmesi durumunda barış görüşmelerinin başlayabileceğini açıklamıştı.
Rusya'nın Çeçenistan'ın bağımsızlığını kabullenememesinin çeşitli sebepleri var. Birinci sebep bu bölgenin özellikle uçak yakıtı çıkarılan zengin petrol yataklarına ve doğal gaz rezervlerine sahip olması. Bir ikinci sebep ise Çeçenistan'da başlayan bağımsızlık mücadelesinin zaman içinde bütün Kafkasya'ya yayılması endişesi. Rusya Çeçenistan'daki bağımsızlık yanlısı hareketin başarısının Kafkasya topraklarında yaşayan bütün etnik unsurları etkileyeceğinden korkuyor. Kafkasya topraklarının çok değişik etnik unsurları barındırması bu konuda Rusya açısından bir potansiyel problem oluşturuyor. Zaten birçok siyasi yorumcu Rusya'nın Çeçenistan'a müdahale etmekteki asıl amacının Kafkasya üzerindeki askeri baskısını artırmak ve bölgedeki diğer bağımsızlık yanlısı hareketlere gözdağı vermek olduğuna dikkat çekti. Ancak Rusların Afganistan ve Tacikistan'da olduğu gibi Çeçenistan'da da hayli zorlanacakları bir gerçek. Bunu bizzat Rus siyâsiler de dile getirdiler. Hatta problemin bütün Kafkasya'ya yayılacağından endişe ediliyor.